info@kreaturk.com

Yaratıcılık ve Kullanışlılık

Yaratıcılık ve Kullanışlılık

Bu yazımızın konusu, hala tartışmalara ve çalışmalara konu olan yaratıcılığın tanımı üzerine olacak. Yaratıcılık denildiği zaman, birçok kişinin aklına uçuk-kaçık fikirler geliyor. Peki, yaratıcılık gerçekten uçuk-kaçık fikirler üretmek demek midir?

Günümüz araştırmacıları, bir ürünün yaratıcı olarak kabul edilebilmesi için iki önemli özelliğin bir arada bulunması gerektiğini vurguluyorlar: özgünlük ve ihtiyaca cevap verme (kullanışlılık veya faydalılık). Yani sadece uçuk-kaçık fikirlere sahip olmanız yaratıcı olduğunuz anlamına gelmiyor. Fikirlerinizin, aynı zamanda mevcut duruma çözüm getiren, ortaya çıkan ihtiyacı karşılayan ve uygulanabilen mantıklı düşünceler olması, diğer bir deyişle kullanışlı veya faydalı olması gerekiyor.

Şimdi “Hadi canım; olur mu böyle şey?” dediğinizi duyar gibiyim. Bu durum, aslında bizim terimleri nasıl yorumladığımızla ilgili. Yani sıra dışı fikirlerin ortaya konmasını bizler yaratıcılık olarak değil de özgünlük olarak adlandırırsak aslında bu sorunu çözmüş oluyoruz. Bir başka ifadeyle yaratıcılığın bir çatı kavram olduğunu söyleyebiliriz. Yaratıcılığın ortaya çıkabilmesi için fikirlerimizdeki özgünlüğün kullanışlılıkla harmanlanması gerekiyor. Bunu şu şekilde formülize edebiliriz: Yaratıcılık = özgünlük*kullanışlılık.

Bu durum aslında biraz kültürle de ilgili. Ülkemizde, uçuk kaçık fikirler, özgün yerine hep yaratıcı olarak nitelendirildi. Ama yaratıcı fikir, aynı zamanda işe yarayan fikir de olmak zorunda. Bu fikir, aynı zamanda daha önce görülmeyen bir nitelik taşımalı yani fikrin özgün bir de yanı bulunmalı.

Iraksak düşünme, uzak ilişkiler veya açık uçlu ilişkiler kurmak manasına geliyor. Peki ıraksak düşünmede çok “ıraksak” düşünürsek ne olur? Yani “Tekerleğin alternatif kullanım yolları nedir?” sorusu bize sorulsa ve biz de çok uzak bir ilişki kurarak “Kafanızın etrafında bulunan bir kozmik dalga verici.” gibi bir cevap verirsek ne yapmış oluruz? Tabii ki ortaya, özgün olan ama şu anki imkanlar itibariyle gerçekleştirilme durumu olmayan ya da kullanışlı olmayan bir fikir ortaya koymuş oluruz. Aynı soruya, “Araba yarışlarında koruma bariyeri olarak kullanmak.” gibi bir cevap verirsek daha yakın bir ilişki kurduğumuzu söyleyebiliriz. Ancak güvenlik bariyeri olarak tekerlek kullanmak özgün bir fikir değildir çünkü halihazırda zaten yapılan bir uygulamadır. O zaman şunu söyleyebiliriz: Ürettiğimiz fikirlerin başlangıç noktasıyla çok uzak ilişkiler içerisinde olması, bizi yaratıcılıktan uzaklaştırabilir. Uzak ilişkili fikirler ürettiğimiz takdirde kullanışlılık kriterini gözden kaçırma ihtimali ortaya çıkar. Üretilen fikirlerin başlangıç noktasıyla çok yakın bir ilişki içerisinde de olmaması gerek. Eğer buna da dikkat edilmezse bu sefer de özgünlük kriterini saf dışı bırakmış olma ihtimali ortaya çıkar. Yaratıcı fikirler, ne başlangıç noktasına semantik olarak çok yakın olup da sıradanlıktan çıkmayan ne de başlangıç noktasından çok uzakta olup da kullanışlılığı ve faydası olmayan fikirlerdir.

Bu yazımızda, terimsel anlamda yaratıcılığın özgünlükten daha farklı bir kavram olduğunu ve bir ürün veya fikrin yaratıcı olarak nitelendirilebilmesi için hangi kriterlerin gerekli olduğunu konuştuk. Sizlerin de bu konu hakkındaki görüşlerinizi bizlerle paylaşmanızı istiyoruz. Aşağıda yer alan yorum kısmını kullanarak bizlerle düşüncelerinizi paylaşabilirsiniz.

Dr. Burak Türkman

Bir cevap yazın