info@kreaturk.com

Doğum Sırası ve Yaratıcılık!

Doğum Sırası ve Yaratıcılık!

Bilimsel anlamda yaratıcılık çalışmaları sosyal, kültürel, ekonomik, genetik ve birçok diğer alandaki farklılıkların kişilerin yaratıcılık performanslarına etkilerini araştırmaktadırlar. Zekanın yaratıcılıkla ilgili olan ilişkisini inceleyen  araştırmalar, ilk olarak düşünülen çalışmalar olmuş ve bunun dışında insanın etkileşim içerisinde bulunduğu aile, çevre, toplum ve diğer grupların bireylerin yaratıcılık performansları üzerindeki etkilerini inceleyen bilimsel araştırmalar bilim insanları tarafından yapılmıştır.
Bireylerin, içerisinde yetişmiş olduğu ortamlar, kişilerin genel davranış ve tepkilerini etkilemektedirler.  Bizler, kendi atalarımızı veya ebeveynlerimizi sürekli olarak gözlemlemekteyiz. Anne ve babalar, hangi durumlara nasıl tepkiler vermekte ise onların çocuklarının da benzer durumlarla karşılaştıklarında bu tepkileri verdiklerini görüyoruz. Peki doğum sırası nasıl olurda kişinin yaratıcılık performansını etkileyebilir? Bu sorunun cevabı aslında tahmin edildiği gibi karmaşık değil; “Çocuklar en çok ne ister?” sorusunun cevabında gizli aslında. 

Çocuk doğumdan itibaren ben merkezci bir yapıyla dünyaya gelir ve tüm ilgi ve alakanın merkezi olmayı arzulamaktadır. İlk çocuklar bu bakımdan çok şanslıdırlar. Anne ve babalar, yıllardır özlemini duydukları ve ilk defa tecrübe ettikleri ebeveyn olma duygusuyla ilk çocuklarını dünyanın merkezine koyarlar ve bu çocuklar pek emek vermek zorunda kalmadan çevrelerindekilerin sağladığı ben merkezci ilginin odağı konuma rahatça ulaşırlar. Aynı zamanda yaşça diğerlerinden büyük olmalarından ötürü yetişkin davranışlarını biran önce edinip diğer kardeşlerine abilik veya ablalık yapma beklentiside bu sebeplerden birisi olarak ele alınabilir. Ailelerin en küçük çocukları da aslında şanslı olanlardandır. Çünkü yaşça küçük olmanın getirmiş olduğu şirinlik ve korunmazlık gibi durumlardan ötürü onlarda kendi büyük ve ebeveynlerinin ilgi odağıdır.

Peki ya ortanca çocuklar? Araştırmalar, ortanca çocukların diğer kardeşlere göre daha yüksek yaratıcılığa sahip olduklarını göstermiştir. Bunun sebebi sizce ne olabilir? Bunun cevabı aslında yukarıda bahsettiğimiz konunun içinde saklı: İlgiyi üzerlerin çekebilmek için farklı yöntemler bulmaya çalışmak diyebiliriz.

Ortanca çocuklar, ailenin ilk çocuk olma şansını doğuştan ellerinde bulunduramamış ve bu sebeple ilgi konusunda ilk çoçuğa oranla dezavantajlı olarak dünyaya gelmiştir. En küçük kardeşin ihtiyaçlarından ötürü ailesinin zorunlu alaka ve ilgisine şahit olan ortanca kardeş, kendince yaratıcı yöntemler bularak kendi doğasının getirdiği ilgi ve sevginin odağı olmak konusunda sıkı çalışmak zorundadır. Bu yüzden, işi diğer kardeşleri gibi kolay değildir. Bu şekilde kendince farklı yöntemler bulma arayışında olan ortanca çocuklar, kendilerine has bir düşünme ve davranış uslubu geliştirmektediler. Yaratıcılığı, genellikle bireylerin zorlandıkları bir durumu veya problemi çözmek için başvurdukları bir beceri olarak kabul edersek ortanca çocuklar, kendi aile ortamlarının içerisindeki dezavantajlı durumlarını kendileri lehine avantaja cevirmeye uğraşırken ortaya koydukları çaba ve uğraş, onların yaratıcı düşünme performanslarını destekleyen ve geliştiren bir mekanizma olarak görev yapar. Tabii bu durumun aksini iddia eden çalışmalarda ortaya konmuştur.

Yukarıda bahsettiğimiz konuyu bir adım öteye taşıyarak sizlere şöyle bir soru sormak istiyoruz: Çin’de ailelerin yalnızca tek çocuğa sahip olmaları noktasında bir devlet yaptırımı bulunmaktaydı. Uzun bir sure, kardeş ortamı ve bunun getirmiş olduğu avantaj ve dezavantajları yaşamayan bir nesil doğdu. Sizce tek çocuk olarak yetişen bu neslin, yaratıcılık performansı nasıldır veya nasıl olacaktır? Yorumlarınızı aşağıda yer alan yorumlar kısmına bırakabilirsiniz.

Dr. Burak Türkman

Bir cevap yazın